2024'ün başında bir karar verdik: artık müşteri projesi yapmayacaktık, kendi ürünlerimizi yapacaktık. Herkes aynı şeyi sordu: "Para nereden gelecek?" Haklıydılar da, çünkü müşteri işi garanti gelir demek. Ama bir süredir içimizi kemiren bir şey vardı; başkasının vizyonunu hayata geçirmek bizi mutsuz ediyordu. Harika bir özellik öneriyorsun, müşteri istemiyor. Kötü bir UX kararı veriliyor, sen uygulamak zorunda kalıyorsun. Sonra proje çakılıyor ve senin portföyünde kötü bir iş olarak duruyor. Bu döngü bizi yıprattı. Artık kendi hatalarımızı yapmak istiyorduk.
Gelir sıfıra düştü. Kelimenin tam anlamıyla sıfır. Bir süre birikimlerimizle yaşadık. Ama karşılığında özgürlük geldi. İlk ürünü altı haftada çıkardık: Şarj Asistanı. Mükemmel olmaktan çok uzaktı, açıkçası biraz utanç vericiydi. Yine de ilk hafta hiç reklam vermeden 200 kişi indirdi. O ilk kullanıcılardan gelen geri bildirimler, hiçbir müşterinin "teşekkürler"inde hissetmediğimiz bir şey hissettirdi. Bu sefer ürün bizimdi. Altı ay içinde üç ürünü yayına aldık: Şarj Asistanı, ShortsByAuto, Hatıra Notalar. Her biri ayrı bir "keşke"den doğdu.
Peki şu an neredeyiz? Üç ürün yayında, beş tanesi yolda. Para kazanıyor muyuz? Evet, ama henüz müşteri işi yaptığımız günlerdeki kadar değil. Yine de her ay biraz daha büyüyor. Daha önemlisi, sabah kalktığımızda ne yapacağımıza kendimiz karar veriyoruz. Bu özgürlüğün bir bedeli de var: garanti gelir de yok, güvence de. Ama başkasının vizyonunu uygulamak yerine kendi "keşke"lerimizin peşinden gitmenin verdiği tatmin, o bedeli fazlasıyla karşılıyor.
Tavsiyemiz şu: işi bir anda bırakmayın. Önce biraz birikim yapın, kendi ürününüze yan proje olarak başlayın ve elinizdekini hızlı çıkarın. Bir de tek bir ürüne fazla bağlanmayın; ilk fikriniz tutmayabilir. Ama tutmasa bile her biri size bir şey öğretiyor.