Elektrikli araca geçtik ve hayatın kolaylaşacağını sandık. Kolaylaşmadı. Asıl kâbus şarj istasyonu bulmaktı. Google Maps'e "şarj istasyonu" yazıyorsun, çıkanların yarısı kapanmış, yarısının fişi arabana uymuyor. Bir keresinde İstanbul-Ankara yolunda güvendiğimiz istasyon arızalı çıktı; menzil yetmedi, yolun ortasında çekici çağırdık. O gün arabada beklerken birbirimize "keşke düzgün bir uygulama olsa" dedik. Sonra baktık ki öyle bir uygulama yok, biz de oturup kendimiz yaptık.
İlk versiyon açıkçası utanç vericiydi. Haritanın üzerinde bir avuç pin vardı, o kadar; ne filtreleme, ne rota, ne de fiyat bilgisi. Tasarım tam anlamıyla amatör işiydi. Ama bir şekilde çalışıyordu ve insanlar en yakın şarj istasyonunu bulabiliyordu. Hiç reklam vermeden ilk hafta 200 kişinin indirmesi bize problemin gerçek olduğunu gösterdi. Reid Hoffman'ın o klişe lafı burada birebir tuttu: ilk versiyonundan utanmıyorsan çok geç çıkmışsındır.
Sonrasında ne ekleyeceğimizi bize kullanıcılar söyledi. "Filtreleme lazım" dediler, ekledik ve kullanım birden fırladı. "Rota planlarken yol üstündeki şarj noktalarını da öner" dediler; bu çok daha zorlu bir işti ama sonunda AI ile çözdük. Gelen her geri bildirim ürünü bir adım ileri taşıdı. Uygulama artık iOS, Android ve web'de çalışıyor ve binlerce aktif kullanıcısı var. Dünyayı değiştiren bir uygulama olduğunu iddia etmiyoruz ama her gün birilerinin yolda kalmasını engelliyor, o yüzden bize fazlasıyla yetiyor.
Bütün bu süreçte öğrendiğimiz şey aslında çok basitti: büyük bir fikre ihtiyacınız yok, kendi hayatınıza biraz dikkatli bakmanız yeterli. Her gün karşınıza çıkan o küçük sıkıntıların çoğu, biraz kurcalayınca birer ürün fikrine dönüşüyor. Geriye sadece başlamak kalıyor.